Kayıtlar

SİNEMADA BİLE BİLE LADES

Resim
NEAR DARK (1987) Yönetmen: Kathryn Bigelow Senaryo: Eric Red - Kathryn Bigelow Film müzi ğ inin bestecisi: Tangerine Dream Vampir filmleri her zaman ilgimi çekmi ş tir, yanl ış hat ı rlam ı yorsam izledi ğ im ilk vampir filmi Bram Stoker's Dracula (1993) olmal ı ; sonras ı nda ise Interview with the Vampire (1995) ve di ğ erleri (böyle kategorize etmem önemsiz olduklar ı n ı dü ş ündü ğ üm için de ğ il)... Ford Coppola’n ı n ve Neil Jordan’ ı n kitap uyarlamalar ı n ı k ı yaslamak elbette yapmak istemeyece ğ im bir ş ey. Her ne kadar Nosferatu’yu ya da Kont Dracula’y ı ve Transilyanya’y ı ilk “ Bram Stoker ” hayat ı m ı za soktuysa da Anna Rice’da bize farkl ı bir dünyalar ı olaca ğı n ı gösterdi. Elbette Eric Red ve Kathryn Bigelow’un “hey bir de buraya bak bakal ı m” dedi ğ ini biraz geç duydum.   Uzaktan gelen sesler buraya oldukça geç ula şı yor malesef. Ölümlülükten kurtulduktan sonra “zamans ı z”la ş malar ı , kan istekleri, vs... Vampir filml...
Resim
RICHARD AUJARD Fotoğrafçı & Film Yönetmeni Hadi adını telafuz etmeyi deneyin. Richırt Yu... Olmadı mı; o zaman ben söyleyeyim: Riş-aa Uuja. Zaten akılda kalan ismi değil, kareleri. Onu anlatırken, “bir fotoğrafçı var Mickey Rourke’u deri trençkotu ile binaya yaslanmış halde çekmiş” ya da “Mike Tyson’u ellerini güvercin tutar gibi narin” tarzı tanımlamaya çalışıyorsunuz. Yaptığı her çekim kendisinin çok önünde, belki de ünlü simaları çektiği için. Hala adını bilmiyoruz karelere bakmaktan aklımıza gelmiyor kim bu adam, diye.   Ünlüleri çeken ama ünlü olmak gibi bir derdi olmayan bir efsane bana göre. En cool adamları, bizim gibi dertleri olan ve biraz sonra sanki “şimdi ben ne yapacağım” diye etrafa küfredecekmiş gibi gösteriyor, kim bilir belki de gerçekten öyleler. Chopper kızlar, moto’cular, yerliler, haitililer ve aklına gelebilecek en cool simalar onun menüsü. Adamın arkadaşları bizim sosyal medya hesaplarından birine – ki onlar bunu kulla...

Şuraya Bir SHENZHEN Çizelim – Çin'den Bir Gezi Hikayesi

Resim
İşi gereği gezen insanlara hep imrenmişimdir. Yani bir ya da iki günlüğüne şehir dışına toplantıya gidenler değil. Hani şu temsil ettiği şirketin yaptıklarını kontrol etmek için aylarca yaşamaya ve çalışmaya gidenler. Heh! işte onlar. Zordur elbet… Bilmediğin bir ülkeye, kültüre gitmek. Turist olsan bile -ki bence turist olmakta riskli bir iştir. "Hadi canım, turist olmanın nesi zor?" Siz hiç kayboldunuz mu? Guy Delisle  işte bunu yapıyor. Hem yabancı bir kültüre çalışmaya gidiyor hem de orada turist oluyor. Üstelik bu ülke: Çin ve onun en kalabalık 2. şehri Shenzhen. Ofis günlerini ve şehir kaşifliğini adeta bir gözlem dedektifi gibi çiziyor. Bunu o kadar güzel yapıyor ki sanki Google Map. Çin'in insanı şaşırtan geleneklerini ayna gibi yansıtıyor, üstelik bu ayna boy aynası. Bu grafik romanı okuyan çok rahat Shenzhen'de bir restaurant'a gidip menüden sipariş verebilir. İnanın bana. Çizgi romandan çok öte ve adeta çizgi günlükleri olan bu kita...

Brassed Off (Türkiye'de yayınlanan adı: Borunu Öttür)

Resim
Bir filmi yönetmek şüphesiz yetenek gerektirir. Aynı hayatımızı yönetmek, müziği yönetmek gibi. Peki izleyici olarak bizler bu yeteneği görebilmek için fedakarlık yapmalı mıyız; izlemek için izlemek yerine, hikayenin felsefesini anlamak adına "bunu neden böyle söyledi ya da burada niçin bunu yaptı?" gibi sorular sormalı mıyız? Şüphesiz bu filmi izleme süremizi uzatacak ama derdini kavramamızı kısaltacaktır. Kastettiğim fedakarlık bu. Ve bence böyle olmalı. Şimdi hayal edin lütfen. Müziğin, sanatın ciddiye alınmadığı, kömür madeninde, ama kömür değil kendi ölümlerini kazdıkları tünelde çalışan insanları düşünün. Hepsi erkek. Hepsi geçim derdinde. Hepsi ailelerini çok seviyor. Sabah madende çalışan akşam da kasabanın bandosunda müzik yapan erkekler. Hikaye filmin başında aniden tepetaklak oluyor. Yaşamak için çalışanlar birden çalışmak için yaşarken buluyor kendilerini. Maden kapanıyor. Artık bildikleri işten para kazanamayacaklar, erkek yerine konulmayacaklar bir süre. Ak...